Trafik Sigortası

Trafik Sigortası’nda neler oluyor?

Bugünlerde mesleğimi bilen kiminle görüşsem, bana Trafik Sigortası’nı soruyor. Hatta  ülke gündemi bile oldukça uzun süredir bu konu ile meşgul. Sigortalı açısından durum çok anlaşılamaz değil; 300 TL prim ödeyen bir sigortalı, zorunlu olan bu sigorta için yenileme teklifi istediğinde primin yaklaşık 1.000 TL olduğunu gördüğünde ister istemez şaşırıyor ve tepki gösteriyor.

Sigorta şirketleri ise; 2015 yılını toplam 544 milyon zararla kapatmış durumda. Bu durumun temel sebebi, 2.1 milyar TL zarar ile trafik sigortası. (Trafik Sigortası üretimi olmamış olsaydı, şirketler kar edecekti) Dahası bu zarara, önce üç sonra beş yıla yayılacak olan -asgari ücretin 1.300 TL’ye yükselmesi ile öngörülenden daha da fazla artan- raporlanmamış muallak rezervi (IBNR) dahil değil. Bu açıdan bakıldığında şirketler teknik olarak fiyat arttırmak zorunda.

Bu yaklaşımla, mevcut durumda her iki kesim de kendi açısından haklı. (Tek bir sigorta şirketinin bile rekabet nedeniyle neden bu arttırımı zamana yayarak, kademeli bir şekilde yapmadığı bir soru işareti, hatta bu konuda bütün sigorta şirketleri için rekabeti ihlalden soruşturma açıldı ancak bir sonuç çıkacağını düşünmüyorum)

Ancak artan kamuoyu baskısı ile siyasi çözüm arayışı içine girildi ve geçtiğimiz günlerde onaylanan bir Torba Kanun ile trafik sigortası konusu çözülmeye çalışılacak.

Kanunun getirdiği en önemli yenilik; sigorta şirketi ile anlaşamayan sigortalılar, dava yoluna gitmesinin önüne geçmek. Mevcut durumda sigortalı, sigorta şirketinin önerdiği tazminatı az bulduğunda mahkemeye gidiyordu. Uzun süren mahkeme süresince sigorta şirketi hiçbir ödeme yapmıyor ve mahkeme sonunda hem daha yüksek ücret hem de yasal faizleri ödemek durumunda kalıyordu. Ayrıca karşılıklar da yükseliyordu. Bundan böyle sigortacı önerdiği bedeli sigortalıya hemen ödeyebilecek. Bir diğer konu ise tazminat ödeme yöntemi standart hale geldiğinden, mahkemeye gidilse bile sigortalı büyük olasılıkla bir fark alamayacak.

Sigorta şirketlerini rahatlatmaya yönelik bu hamle, bence yine de trafik sigortası primlerini -yeni ve hasarsız sigortalılar hariç- eski seviyelerine getirmeyecek, olsa olsa sigorta şirketlerinin gelecek dönemlerdeki zararlarını dizginleyecek.

Bu nedenle; bence, kısa vadede istenilen etkiyi göremeyen devlet, Hazine’yi devreye sokarak 2005 öncesine dönebilir ve tarifenin kendisi tarafından belirlenmesini isteyebilir.

Eğer böyle bir gelişme yaşanırsa, sigorta şirketleri serbest tarifeye geçişin ardından yapmadıkları hesaplamanın bedelini geçmişten gelebilecek olan hasarlar nedeniyle çok daha ağır ödeyebilirler. Buradaki zararı karşılamak için, sigorta şirketleri zorunlu olmayan sigorta ürünlerinin fiyatı yükseltecektir. (İşte burası yeni bir sigorta şirketi için çok elverişli bir ortam)

Sonuç olarak yapısal sorunlar çözülmeden, fiyatı düşürmek için yapılan bu çalışmalar, fiyatı zamanında arttırmamak gibi sektöre ciddi zarar verebilir.

Economist, Insurer, Risk Management Advisor, Entrepreneur

Leave a reply:

Your email address will not be published.

Site Footer

Sliding Sidebar